• Ayhan Kuzu
  • Kolon Kanseri Tedavisi

Kolon kanseri belirti ve bulguları nelerdir?

 

3-KOLON KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

 

Kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri) belirti ve bulguları nelerdir?

Belirti ve bulgular kanserin kalın bağırsak içinde yerleştiği yere göre değişiklik gösterir.

Kalın bağırsağın sağ tarafında (ince bağırsakla birleştiği bölgeye yakın bölgelerinde) en sık görülen belirtisi dışkı ile birlikte gizli (fark edilmeyen) kan kaybıdır. Hastalar gözle fark edilemeyen bu kanamaya bağlı kansızlık ve halsizlik şikayeti ile doktora gelirler. Aşırı yorgunluk, eskisi gibi iş yapamama ve nefes darlığı şikayetleri de ek olarak görülebilir. Diğer önemli bir bulgu da bağırsak alışkanlıklarında değişikliktir. Zaman zaman kabızlık ve / veya ishal atakları olabilir. Bu dönemde karın ağrısı, şişkinlik, aşırı gaz bu bulgulara ek olarak ortaya çıkabilir.

           

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kalın bağırsağın sol tarafında (makata yakın kısımlarında) yerleşen kanserlerde sıklıkla kanla karışık dışkılama şikayeti gözlenir. Hastalar dışkılama alışkanlıklarında değişiklikten, sıklıkla kabızlıktan şikayet ederler. Dışkılama sonrası rahatlayamama, karın ağrısı (özellikle sol alt taraflarda görülür) ile aşırı gaz ve şişkinlik diğer belirtilerdir. 

Bu belirti ve bulgular aynı zamanda başka hastalıklarda da gözlenebilir. Bu nedenle kesin tanı için detaylı bir inceleme yapılması gereklidir. Karın ağrısı ve kilo kaybı genellikle yaygın hastalığı gösteren geç semptomlardır. Pek çok polip ve kanser belirti ve bulgu vermez. Bu nedenle hastalar, genelde doktora, hastalığın ileri evresinde başvurur. Karın ağrısı ve kilo kaybı genellikle ilerlemiş hastalığa işaret eden geç belirtilerdir.

  

Kalın bağırsak kanserinde görülen belirti ve bulgular:

  • • Kansızlık, halsizlik, devamlı yorgunluk
  • • Dışkılama alışkanlıklarında değişim, tam boşalamama hissi
  • • Dışkıya kan bulaşması
  • • Dışkının incelmesi
  • • Makattan kan gelmesi
  • • Karın ağrısı
  • • Şişkinlik, aşırı gaz
  • • İshal ve kabızlık atakları
  • • İzah edilemeyen kilo kaybı

Kolon (Kalın bağırsak) kanseri tanısı alan hastada hangi tetkikler yapılmalıdır?

Tedavi öncesi yapılması gereken tetkikler ve klinik evreleme:

Kolon kanseri tanısı alan hastaya tedaviye geçmeden önce hastalığın evrelemesi yapılmalıdır. Hastalığın bulunduğu bağırsak bölgesindeki durumu, çevreye ve vücuda yayılıp yayılmadığı değerlendirilmelidir.  Bu nedenle doktorunuz sizinle hastalığınızı konuştuktan sonra bazı tetkikler isteyecektir.

Anamnez (hastalık hikayesi): Doktor hastanın şikayetlerini dikkatle dinler. Bu görüşmenin amacı hastaya ait özellikler ve hastalığın seyrini ortaya koymaktır. Hastanın diyet şekli, dışkılama ve tuvalet alışkanlığı, hastalığın şiddetlenmesine neden olabilecek etkenler ve ailesel hikayesi değerlendirilir. Buna ek olarak

 

Muayene: Hastanın utanmasına neden olmayacak bir ortamda yapılmalıdır. Bu muayene sırasında doktor karın bölgesini değerlendirir. Buna ek olarak makat bölgesini ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektumu da parmakla muayene etmesi gerekir.

 

Kan tetkikleri: Tedavi öncesi hastanın kan sayımı, kan grubu, kanama profili, kan şekeri, böbrek, karaciğer, tiroid fonksiyonları, sıvı-elektrolit dengesi, tümör belirteçleri (CEA - Ca 19-9, vb) ve bunun gibi önemli kan tetkiklerinin değerlendirilmesi gerekir.

 

Kolonoskopi: Kalın bağırsak kanser ameliyatlarından önce tüm kalın bağırsağın eş zamanlı başka bir polip veya başka bir tümör açısından değerlendirilmesi gerekir. Bu işleme göre yapılacak tedavi - ameliyat planı değişebilmektedir. Eğer bağırsağı tıkayan bir tümör varsa ve kolonoskopi yapılamıyorsa ameliyattan sonra 6 ay içinde kolonoskopi yapılması ve daha önce değerlendirilemeyen bağırsak bölümünün de incelenmesi önemlidir.


Kolonoskopi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız...

Radyolojik tetkikler: Tedavi planını yaparken hastalığın yaygınlığının değerlendirilmesi ve vücutta başka bir organa sıçramış mı (metastaz yapmış mı) - bu durumun önceden bilinmesi gerekir. Bu nedenle farklı merkezler değişik radyolojik tetkiker isteyebilirler. Bazı doktorlar vücut değerlendirmesi için akciğer grafisi ve karın ultrasonografisini yeterli bulurken bazı doktor tüm vücut bilgisayarlı tomografisini ve/veya manyetik rezonans görüntüleme yöntemlerini tercih edebilirler.

  • - İki yönlü akciğer grafisi: Hastalığın akciğere yayılıp yayılmadığını belirlemek için iyi bir yöntemdir.
  • - Karın ultrasonografisi (Tüm Abdomen Ultrasonografisi - USG): Karın içi organlardaki yayılımı    değerlendirmek için kullanılır
  • - Bilgisayarlı tomografi: Akciğer ve karın bölgesi tomografisi ile tüm vücut değerlendirilir. Hastalığın bağırsak duvarındaki yayılımı, komşu organlara yayılımı, lenf bezlerine şıçraması ve karaciğer , akciğer gibi uzak organlara yayılımları değerlendirilir. Bu film daha sonraki takipler açısından da karşılaştırma için önemlidir.   

 

 

  • - Manyetik Rezonans Görüntüleme - MRG: Karın bölgesi manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilir. Hastalığın bağırsak duvarındaki yayılımı, komşu organlara yayılımı, lenf bezlerine şıçraması ve karaciğer gibi uzak organlara yayılımları değerlendirilir. Bu film daha sonraki takipler açısından da karşılaştırma için önemlidir.   
  • - Pozitron Emisyon Tomografisi PET/CT:  Hastalığın vücutta başka bir bölgeye yayılımı (metastaz) hakkında bilgi verir. Bu tetkik diğer radyolojik tetkiklerde şüpheli bir durum varlığında değerlidir.
Kolon Kanseri Tanısı ile Tedaviye Başlamadan Önce Hangi Tetkikler Yapılmalıdır? Detaylı bilgi için tıklayınız...

Kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri) nasıl evrelendirilir?

Kolon kanseri evreleri:

Yapılan fizik muayene ve tetkikler sonucunda kanserin kolon katmanları (bağırsak duvarı içindeki yayılımı) , çevresel lenf bezleri ve uzak organlara yayılımına bakılarak kolon kanserinin klinik evrelendirmesi yapılır. Bu klinik değerlendirme tam olarak ameliyat sonrası patolojik değerlendirme kadar kesin olmayabilir. Fakat kabaca kolon kanserinin yayılım derecesi hakkında tedavi planı öncesi fikir vermesi bakımından önemlidir. (Patolojik evreleme ileride anlatılacaktır) Buna göre kolon kanserinin bağırsak  (kolon) ve vücut içindeki yayılımına göre klinik evrelendirme yapılır ve tedavi planı çıkarılır.

Buna göre kolon kanseri (bağırsak kanseri) 5 evreye ayrılır.

  • • Evre 0: Hastalık sadece bağırsağın en yüzeysel tabakasında - mukozada bulunur ve kanser hücrelerinin kan damarlarına ve lenf kanallarına ulaşma olasılığı olmadığı için yayılma olasılığı da yok kabul edilir. Bu nedenle evre 0 olarak adlandırılır.
  • • Evre I:  Kanser bağırsak duvarı içinde sınırlıdır. Lenf bezlerine ve uzak organlara yayılım (şıçrama) yoktur. Erken evre olarak kabul edilirler.
  • Evre II: Kanser bağırsak duvarı dışına çıkmıştır fakat lenf bezlerine ve uzak organlara yayılım (şıçrama) yoktur. (komşu organ tutulumu da olabilir) Yine uzak organ ve lenf bezi metastazı olmadığı için erken evre kolon kanseri olarak kabul edilmektedir.

Evre III: Kolon kanseri bağırsağın herhangi bir tabakasında olabilir. Kanser bağırsağın çevresindeki lenf bezlerine yayılmıştır fakat uzak organlara yayılım (sıçrama) yoktur. Lenf bezlerine metastaz yaptığı için ileri evre kolon kanseri olarak kabul edilebilirler.

  • • Evre IV: Kanser uzak organlara yayılmıştır. En sık karaciğer, akciğer, karın zarı (periton), kemik, böbrek üstü bezi ve diğer organlara yayılabilir. Bu nedenle çok ilerlemiş kolon kanseri olarak kabul edilirler.

Kolon kanserinin evrelendirmesi

 

Patoloji Raporunu Anlamak:

Kolon’dan alınan parçanın (kalın bağırsak) patoloji raporunun değerlendirilmesi:

Doktorunuz vücudunuzdan aldığı tüm örnek dokuları – biyopsileri - tanı koyabilmek amacı ile patoloji bölümüne gönderir. Patoloji doktoru yaptığı makroskopik ve mikroskobik değerlendirme sonuçları ile bir rapor hazırlar. Bu rapor tedavi planınız için çok değerlidir. Bu bölümde bu raporun nasıl değerlendirilmesi gerektiği anlatılacaktır.

 

  • 1.      Kolondaki hastalığı tanımak için doku örneği – biyopsi alınmış olabilir.

Alınan küçük bir doku örneği hastalığınızın durumu hakkında bir fikir sahibi olmamızı sağlar fakat tüm hastalık hakkında kesin bir bilgi vermez. Sadece bir ön bilgi ile bundan sonra nelerin yapılması gerektiğini anlamamıza yardımcı olur.

Bu alınan doku parçası iyi huylu basit bir iltihabi reaksiyonu da gösterebilir veya başlangıç aşamasındaki kanser hakkında da ön bilgi verebilir. Biyopsiyi alan doktorunuz klinik muayene, radyolojik tetkikler ve biyopsi sonucuna göre sonraki tedavi planını yapabilir. Bazen klinik bulgular ve patoloji raporunda uyuşmazlık olursa tekrar doku örneği alınması gerekebilir.

Patoloji raporunda bazen biyopsinin alındığı kalın bağırsak (kolon) bölümün adı yazabilir. Çekum, çıkan kolon, transvers kolon, , inen kolon, sigmoid kolon ve rektum diye bölüm adı yazılabilir.

Alınan doku örneğinde kanserli hücre varsa o zaman patoloji raporunda kolon adenokarsinoma sı yazabilir. Bu kolonun – kalın bağırsağın - salgı yapan bezlerinden gelişen kanseri anlamına gelmektedir. En sık gözlenen kolon kanseri adenokarserdir (adenokarsinom).

Patoloji raporunda invaziv veya infiltre eden adenokarsinom (adenokanser) yazması kanser hücrelerinin bağırsak duvarı içindeki yüzeyel örtü tabakasını geçtiğini göstermektedir. Bu kanser hücrelerinin kan damarları ve lenf kanalları ile yayılma potansiyeli olduğunu göstermektedir. Bu sonuç hastalığın kötü seyirli olduğu anlamına gelmez. Çünkü alınan biyopsi küçük bir parçadır ve hastalığın durumu hakkında tam bir bilgi vermez. Sadece yayılım potansiyeli olduğuna işaret eder.

Diferansiasyon ne demektir? Kanser hücrelerinin yayılım şekli hakkında bilgi verir fakat küçük bir dokudan tüm hastalığın diferansiasyonunu doğru tanımlama pek mümkün olmayabilir.

Vasküler (damar) invazyon, lenfatik invazyon, lenfovasküler invazyon ne demektir? Kanser hücrelerinin kan damarlarına, lenf kanallarına girdiğini gösterir ve bu tip kanserler erkenden yayılım gösterebilir.

Biyopsi raporunda mikrosatellit instabilite – MSİ – veya MSH2, MSH6, MLH1 ve PMS2 yazması ne anlama gelmektedir? Bunlar DNA dizlimi kontrol eden genlerdeki mutasyonları göstermektedir. Eğer bu testlerde bozukluk çıkarsa doktorunuz genetik danışmanlık isteyebilir.

Biyopsi raporunda KRAS, NRAS ve BRAF testlerinin yapılması ne anlama gelir? Bu testler ile doktorunuz kanser tedavisinde hangi ilaçlardan yararlanacağı hakkında bilgi edinmek isteyebilir. Hedeflenmiş tedavi için bu testlere ihtiyaç duyulabilir.

 

  • 2.      Kolon polipini çıkartmış ve patolojiye göndermiş olabilir.

Kalın bağırsak poliplerinin patolojik değerlendirilmesi:

Polip bağırsak boşluğu içine doğru kabarıklık oluşturarak büyüyen tümör kitlesidir. Bir sapla bağırsak duvarına tutunabileceği gibi (saplı), sap içermeyip geniş bir taban ile bağırsak duvarına (sesil) tutunabilirler. Polipler genel olarak kanserleşme potansiyeli olanlar (neoplastik) ve olmayanlar (non-neoplastik) şeklinde sınıflandırılır. Bir polipin bu gruplardan hangisinde yer aldığının belirlenebilmesi ancak patoloji incelemesi ile mümkündür. Bu nedenle pratik olarak görülen her polipin çıkarılması ve patoloji incelemesinin yapılması gerekir. Büyük ve sapsız poliplerde, üzerinde kanama ve düzensizlik olanlarda ve birden fazlasının bir arada bulunduğu durumlarda kanserleşme potansiyeli artmaktadır.  Fakat bunu kesin söyleyebilmek için patolojik inceleme şarttır.

Kalın bağırsakta görülen polip tipleri:

Adenomatöz polip: Kanserleşme potansiyeli olan poliplerin başında adenomatöz polipler gelir. Bunların görülme oranı 40 yaş altında %20-30 oranında iken, 60 yaş sonrası %40-50’ye çıkar. Hastada belirgin bir şikayet oluşturmazlar. Adenomatöz poliplerin kanserleşeceği kesin değildir, ancak kalın bağırsak kanserleri % 90’ın üzerinde bir oranla adenomatöz polip zemininde geliştiğinden, bunların tam olarak çıkartıldığından emin olunması gerekir.

Adenomatöz polipler mikroskop altında görülen morfolojik (biçimsel) özelliklerine göre 3 tipte olabilir.

1. Tübüler adenom,

2. Tübülovillöz adenom

3. Villöz adenom

Bunlar içinde kanserleşme potansiyeli en fazla olan villöz adenomdur.

Patoloji incelemesinde polipin hangi tipte olduğu, kanserleşme gösterip göstermediği, “displazi” olarak isimlendirilen kanser öncülü olabilecek hücresel değişiklikleri içerip içermediği, polipin tam olarak çıkartılıp çıkartılamadığı değerlendirilir. 

Örneğin patoloji raporunda sadece tubuler adenom, tubulovillöz adenom, villöz adenom veya adenomatöz polip şeklinde tanı varsa bu polipte kanserleşme veya displazi olmadığı anlamına gelir.  Kanserleşme veya displazi gelişimi varsa patoloji raporunda açıkça belirtilir ve bunların varlığı durumunda mutlaka polip tabanında bu değişikliklerin devam edip etmediği yönünde bilgi yer almalıdır. Polip tabanında bu değişikliklerin devam etmediğinin görülmesi halinde kanser veya displazi olarak tanımlanan alanın tam olarak çıkartıldığı düşünülebilir.

Hiperplastik polip: Kolonda en sık görülen polip tipi hiperplastik poliplerdir. Bunlar ileri yaşlarda yapılan kolonoskopi (endoskopi – sigmoidoskopi) incelemelerinde sık olarak karşılaşılan ancak tüm yaş gruplarında görülebilen poliplerdir. Genellikle en sık sol kolon, inen kolon ve rektumda görülür ve genellikle 0.5cm’ den küçük boyuttadır. Bunların genel olarak kanserleşme potansiyeli taşımadığı kabul edilir. Çok nadir olarak hiperplastik polip zemininde kanserleşme görülebilir.

Karsinoid polip: Kalın bağırsakta çok sık olarak bulunmamakla birlikte en sık rektumda görülürler. Bu tip poliplerde polibin büyüklüğü artıkça kanserleşme potansiyeli de artmaktadır. Polipin çıkarılmasından sonra yapılan patolojik inceleme kanserleşme potansiyeli hakkında bilgi verir.

İnflamatuar polip (yalancı polip): Bu polipler sıklıkla uzun süreli Ülseratif kolit,  Crohn hastalığı gibi barsak hastalığı olanlarda görülür. Bu gruba giren poliplerin çoğu küçük ve sapsızdır; fakat bazıları bağırsak tıkanıklığına (obstrüksiyonuna) yol açabilecek kadar çok sayıda veya büyük boyutta olabilirler.

Hamartomatöz polip:

Kanserleşme potansiyelinin çok nadir olduğu poliplerdir. Ancak “Cowden Sendromu”, “Peutz Jeghers Sendromu”, “Cronchite- Canada Sendromu” gibi çeşitli sendromlarla birlikteliği olup, beraberinde başka organlara ait kanserler görülebilmesi açısından önemlidir. Bu açıdan hastanın detaylı bir incelemeye alınması gerekir.

Diğer polipler:

Yukarıdakilere ek olarak juvenil polip, psodopolip gibi başka poliplerde vardır.

  • 3- Ameliyat sonrası patoloji raporunun değerlendirilmesi: İleride anlatılacaktır