• Ayhan Kuzu
  • Kolon Kanseri Tedavisi

Kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri) nasıl başlar?

Hemen hemen tüm kalın bağırsak kanserlerinin, bağırsağın iç yüzeyini kaplayan örtü tabakasında gelişen polip denilen bir kabartıdan başladığı konusunda görüş birliği vardır.

Polip, bağırsak iç yüzeyini örten tabakadan gelişen, bağırsak içine doğru büyüyen kabartı ve şişliğe verilen isimdir. Zaman içinde, polipi oluşturan hücrelerin değişimleri sonucu polip zemininde kanser ortaya çıkabilir. Önce polip içinde sınırlı kalan kanser hücreleri zaman içinde çoğalarak tümör kitlesini oluşturur ve bu kitle kalın bağırsak (kolon) duvarını işgal eder. Kontrolsüz büyümeye devam eden kanser hücreleri belli bir dönem sonra bağırsakta tıkanıklığa yol açabilir, çevre ve uzak organlara yayılabilir.

Polipten kanser gelişmesi yıllar süren bir süreçtir. Her polipten kanser gelişmez. Bazı polipler büyür ve bu büyüyen poliplerin bazılarından da kanser gelişir.


Detaylı bilgi için tıklayınız...

http://www.kanseri.tc/images/gelisim.jpg

 

 

 

 

 

Kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri) nasıl yayılır?

Kalın bağırsak duvarı – Kolon – tabakalardan oluşur. Kanser en iç tabaka olan mukoza tabakasından başlar ve sırası ile içerden dışarı doğru önce bağırsak duvarına yayılır (kolon tabakalarını tutar). Buradan kan ve lenf damarlarına giren kanser hücreleri karaciğer, akciğer ve karın zarı gibi uzaktaki organlarda yayılabilir. 

Kalın bağırsak – kolon kanseri genelde beş yolla yayılabilir.

  • 1- Kanser hücreleri direkt olarak bağırsak duvarının aşıp çevredeki komşu organlara yayılabilir.
  • 2- Kan yolu ile uzak organlara (karaciğer, akciğer gibi) yayılabilir
  • 3- Lenfler yolu ile bağırsak, ana atar damarlar ve boyun bölgesine yayılabilir
  • 4- Kanser hücreleri bağırsak duvarını aşarak karın boşluğu içine dökülebilir ve karın zarı boşluğu içinde yayılabilir.
  • 5- Kanser hücreleri bağırsak lümeni içinde ilerleyerek daha aşağıdaki bölgelere yayılabilir.

 

Kolonda (kalın bağırsakta) görülen polip tipleri: (Kolon polipleri)

Polip nedir?            

Polipler, kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakayı oluşturan hücrelerin çoğalması sonucu gelişen ve bağırsak kanalı içine doğru büyüyen oluşumlardır. Bazı polipler, düz yani sapsız; bazıları ise bir sap ile bağırsak duvarına bağlıdır.

Kalın Bağırsak Polipi

Polipler, kalın bağırsağın en sık görülen hastalıklarından biridir. Sağlıklı insanlar üzerine yapılan bir araştırmada erişkin bireylerin kalın bağırsağında %15-20 oranında polip tespit edilmiştir. Elli yaş üzerindeki bir bireyin kalın bağırsağında polip görülme olasılığı daha da artmakta ve oran %40-50’lere ulaşmaktadır. Polipler kalın bağırsağın daha çok son kısımlarında yani sigmoid kolon ve rektumda gözlenir. Bu bölge, kalın bağırsak kanserinin de en sık görüldüğü bölgedir.

Polipten kanser gelişimini belirleyen en önemli faktör polipin tipidir.


Detaylı bilgi için tıklayınız...

  • Adenomatöz polip: En sık kanserleşme potansiyeli olan poliplerin başında adenomatöz polipler gelir. Adenomatöz poliplerin kanserleşeceği kesin değildir, ancak kalın bağırsak kanserleri % 90’ın üzerinde bir oranla adenomatöz polip zemininde geliştiğinden, bunların tam olarak çıkartıldığından emin olunması gerekir.
  • Hiperplastik polip: Kolonda en sık görülen polip tipi hiperplastik poliplerdir. Bunların genel olarak kanserleşme potansiyeli taşımadığı kabul edilir.
  • Karsinoid polip: Kalın bağırsakta çok sık olarak bulunmamakla birlikte en sık rektumda görülürler. Bu tip poliplerde polipin büyüklüğü artıkça kanserleşme potansiyeli de artmaktadır.
  • İnflamatuar polip (yalancı polip): Bu polipler sıklıkla uzun süreli Ülseratif kolit,  Crohn hastalığı gibi barsak hastalığı olanlarda görülür. Kanserleşme göstermedikleri kabul edilir.
  • Hamartomatöz polip:  Kanserleşme potansiyelinin çok nadir olduğu poliplerdir.
    Detaylı bilgi için tıklayınız...

 

Hangi polipler tehlikelidir? / Hangi polipler kanserleşir

  • • Poliplerin boyutu büyüdükçe (çapı 1 cm büyük polipler)
  • • Poliplerin sayısı artıkça (bağırsak içinde 3 ve fazla polip olması)
  • • Poliplerin üzerinde kanama – ülserasyon (dejenerasyon) varsa
  • • Polip geniş taban ile bağırsak duvarına yayıldı ise – sapsız polip ise

 

kolon kanseri riski artmaktadır.

 

Polip patoloji raporunun değerlendirilmesi

Detaylı bilgi için tıklayınız...

Neden kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri) önlenebilir bir hastalıktır?

Kalın bağırsak polipleri genellikle iyi huylu olmasına karşın kalın bağırsak kanserleri ile olan ilişkisi kesin olarak gösterilmiştir. Kalın bağırsak kanserlerinin %90’dan fazlası polip zemininde gelişir. Her polip kanserleşmese de bazı polipler büyür ve kansere dönüşebilir. Bu süreç yıllar sürebilir. Bu nedenle kalın bağırsak - kolon poliplerinin polipektomi yapılarak çıkarılması kalın bağırsak kanserinin gelişimini önlemektedir. 50 yaş üzerindeki bireylerin, ailesinde kolon kanseri (bağırsak kanseri) ve/veya polip hikayesi olanların tarama yöntemlerinden yararlanması gerekir. Polipler henüz kansere dönüşmeden bağırsaktan çıkarılırlarsa kolon kanseri önlenebilir. Bu nedenle kalın bağırsak kanseri önlenebilir bir hastalıktır.

Kolon poliplerinin kolonoskopi ile çıkarılması işlemine polipektomi denir.

Polipektomi işlemi

Kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri)  için risk faktörleri nedir?

Bir hastalığa neden olan herhangi bir etkene risk faktörü denir. Örneğin; aşırı sigara kullanılması akciğer kanserine neden olmaktadır.

Farklı kanserlerin çok çeşitli risk faktörleri vardır. Bazı risk faktörlerini değiştirebilirsiniz bazılarını değiştiremezsiniz.

Unutmamanız gereken diğer bir bilgi ise birçok risk faktörünü içerseniz bile kanser olacağınız anlamanı gelmez. Bunun tam tersi de doğrudur. Bazı kanseri olan hastalar hiçbir risk faktörü olmadan da hastalığa yakalanabilirler.

Sizin düzeltebileceğiniz faktörler: Yaşam tarzınızdaki değişiklikler riskinizi azaltabilir.

  • • Aşırı kilo – Obezite sorunu
  • • Fiziksel inaktivite
  • • Devamlı kırmzı et (kırmızı et, sosis, salam), yüksek ısıda pişen etler (mangal – kızgın yağda pişen etler, kızartmalar) ve hayvansal yağlı ürünler
  • • Sigara kullanımı
  • • Aşırı alkol tüketimi

riskinizi artırmaktadır.

Sizin düzeltemiyeceğiniz faktörler:

  • • İleri yaş
  • • Kendinizde kolon kanser ve /veya polip hikayesi olması
  • • İltihabi bağırsak hastalığınızın (Ülseratif kolit – Crohn hastalığı olarak bilinen ) uzun süredir olması
  • • Ailenizde kolon kanseri hikayesi ve/veya polip hikayesi olması
  • • Aileniz de kalıtımla geçen kolon kanseri (FAP veya HNPCC) olması
  • • Tip II Diabet (Şeker) hastalığı olması

riskinizi artırmaktadır.

Kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri) ve Genetik:

Kalın bağırsak kanseri oluşumunun genlerle ilişkisi oldukça karmaşıktır. Basit olarak genler, canlının bazı özelliklerini taşır. Genler hücrenin çekirdeğinde bulunan, kromozomlar içindeki özel birimlerdir. Kromozomlar ise DNA sarmalından oluşur. Her genin birbirinden farklı görevleri vardır. Saçımızın renginden parmak şeklimize, kan grubumuza kadar tüm özelliklerimizin belirlenmesini ve ortaya çıkmasını sağlarlar.

Kanser hücrelerimizdeki kromozomlardaki DNA yapısındaki değişikliklerle meydana gelmektedir.

  • • Bazı genler kontrolsüz hücre bölünmesini, çoğalmasını ve hücrenin yaşamını kontrol ederler. Bunlara onkogenler denir.
  • • Bazı genler ise hücre bölünmesi ve yaşam süresini kontrol ederler. Buna tümör baskılayıcı genler denir.

Kısaca, kanser, kromozomda bulunan DNA yapısında bazı onkogenleri aktif hale getirirken, tümör baskılayıcı genleri de etkisizleştirerek meydana gelmektedir. Kolon kanserinin meydana gelmesi için çok sayıda ve zaman içinde birçok genetik değişikliğe ihtiyaç vardır.

Kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakanın oluşumu ve yenilenmesi de genlerin ve çevresel faktörlerin kontrolü altındadır. Genetik ve çevresel yapıda meydana gelen olaylar, normal sağlıklı olarak her 7-10 günde bir yenilenen kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakada değişikliklerin gelişimini başlatır. Buna ek olarak genetik değişikliklerin ardı sıra eklenmesi ile önce erken polip, ardından geç polip, ve devamında da kalın bağırsak kanseri gelişimi gözlenir. Ortalama olarak bir polipten kanser oluşumu için geçen süre 8-10 yıl kadardır.

Kalın bağırsak kanserinin gelişimi için birden çok genetik olaya ihtiyaç vardır. Bu genetik yapıdaki değişiklikler bir anda olmaz. Canlının hayatta kaldığı sürede bu genetik yapıdaki değişikliklere ek olarak çevresel birçok faktörün de eklenmesi hastalıkların gelişimine neden olur. Hastalığın gelişimine neden olan bazı faktörler aşağıda basit olarak anlatılmaya çalışılmıştır.

Bazılarını anne veya babamızdan kalıtım yolu ile alırız: Anne ve baba çocukları olunca, onlara kendinden bazı özelliklerini verirler. Örneğin saç ve göz rengi gibi bazı kanser oluşturan hasarlı genler de geçebilir. Bu genler çocuğumuzun tüm yapı taşları olan proteinlerinin düzenli üretimi için gereklidir. Fakat kalıtımla anne ve babadan gelen hasarlı genler çocuğa geçti ise bazı normal olması gereken protein üretimleri yapılamayacaktır. Bunun sonucunda bazı hastalıklar ortaya çıkabilir. Bunlardan biri de kalın bağırsak kanseridir.

Bazıları bireyin anne rahminde gelişimi sırasında olur ve sadece o bireyi ilgilendirir: Bazen anne ve babada herhangi bir genetik bozukluk yoktur. Fakat yavru gelişimi sırasında hasar oluşabilir ve sadece çocukta hastalık ortaya çıkabilir.  İşte bu şekilde kalıtsal kalın bağırsak kanseri ailenin önceki bireylerinde görülmese bile bundan sonra yeni nesillere kalıtım yolu ile geçebilir ve yeni aile bireylerini etkileyebilir.

Yine bazen anne veya babada genetik bozukluk olduğu halde hastalık görülmez: Bu anne ve babalar sadece genetik bozukluğu bir çekinik genle taşıdıkları için hastalık ortaya çıkmaz. Bu bireylere taşıyıcı bireyler denir. Taşıyıcı bireylerde hastalık gözlenmese de onların çocuklarında hastalık olabilir. Çünkü hem anadan hem babadan hastalık geni alabilirler.

Bazı genetik bozukluklar da yaşadığımız sürede çevresel etkenlerle gelişir: Gen DNA’sında bazı çevresel ajanlar hasar oluşturabilir. Eğer bu çevresel ajanların oluşturdukları gen hasarları kansere neden olursa, o zaman bu çevresel ajanlara karsinojenler adı verilir (örneğin sigara bir karsinojendir). Bu çevresel etkenler nedeni ile zaman içinde genler hasar görebilir veya tamamen kaybolabilir. Bunun sonucu olarak vücudumuzdaki önemli bir proteinin üretimi ve önemli bir fonksiyon yok olabilir. 

Kolon kanseri sıklıkla doğumdan sonra meydana gelen edinsel genetik mutasyonlar ile oluşmaktadır. Bu durum hastanın yaşam süresi içinde meydana gelir ve çocuklarına aktarılamaz.

Kolon kanserinin küçük bir bölümü ise kalıtım ile geçen genetik bozukluklar ile ortaya çıkar. Bu genetik bozukluklar bireyin hücrelerinde tespit edilebilir ve çocuklarına kalıtım ile aktarılabilir.

Kalıtım yolu ile geçen genetik bozuklukları tespit etmek mümkündür.

Kan testleri ve genetik bozukluğun tespiti:

Araştırmalar sonunda bazı kalıtsal kalın bağırsak kanserlerini kan testleri ile belirlemek mümkün olmuştur.

  1. Ailesel (familyal) adenomatöz polipozis (FAP) kalıtsal kolorektal bir kanserdir. Kalın bağırsakta yüzlerce polip oluşumu görülür. Bu hastalık 5. kromozomda bulunan APC (adenomatöz polipozis coli) geni ile oluşur. Etkilenen bir ebeveynin çocuklarının %50 sinde hastalık ortaya çıkar. Kan testi ile etkilenen kişi saptanabilir.

 

Familyal – Ailesel- adenomatöz polipozis - FAP

 

  1. Herediter (kalıtsal) non-polipozis kolorektal kanser (HNPCC) diğer bir kalıtsal kolorektal kanseri oluşturur. Kromozom 2-3’de iki adet gendeki bozulma sonucu ortaya çıkar.hMSH2 ve hMLH1 bu hastalıktan sorumludur. Kan testi ile etkilenen kişi saptanabilir.
  2. Ailesel kolon kanseri kalıtsal olmakla beraber yukarıdaki iki kalıtsal tip gibi belirlenebilmiş herhangi bir genetik bozukluk henüz belirlenememiştir. Bu nedenle kan testi ile de anlaşılamamaktadır.
  3. Kalın bağırsak kanserinin en sık tipi olan rastlantısal kalın bağırsak kanserinin tespitinde de tanıya yardımcı olabilecek bir genetik bozukluk henüz belirlenememiştir. Bu nedenle kan testi ile de anlaşılamamaktadır.

Bizim ailede kalıtsal kalın bağırsak kanseri var mı?

  • - Ailede 3 veya daha fazla akrabada kalın bağırsak polipi veya kanseri hikayesi olanlarda (özellikle hastaların biri 50 yaş altında hastalığa yakalandı ise)
  • - Ailesel bir veya daha fazla kalın bağırsak kanseri veya polipi hikayesine ek olarak kendisinde polip veya kanser olanlarda kalıtsal veya ailesel kalın bağırsak kanseri olabilir.

 

Neden bende kolon kanseri oldu ? Nerede hata yaptım ?

Hastaların kendilerine sıkça sorduğu soru “ben nerede yanlış yaptım?” veya “neden ben?”

Doktorlar kesin olarak neyin kansere neden olduğunu henüz bilmedikleri için sorularınızı net olarak cevaplaması da mümkün değildir. Çok fazla sayıda kanser araştırması bu soruların cevabını bulmayı amaçlamaktadır. Hastalar doktorlarından net cevap alamayınca kendi kendilerine fikir yürütürler ve neden kanser olduklarını açıklamaya çalışırlar. Bazıları kendisinin cezalandırıldığını, geçmişte yaptıklarının buna neden olduğunu düşünürler.

 

Böyle düşünüyorsanız yalnız değilsiniz. Çok sayıdaki kanser hastası da bu şekilde düşünmektedir. Bilmeniz gereken en önemli nokta kendinizi cezalandırmamanız gerektiğidir. Geçmişi düşünerek kendinize neden aramayı bir an önce bırakmalısınız ve hastalıkla nasıl mücadele edebilirsiniz buna konsantre olmanız gerekmektedir. Kanser olmanız sizin hatanız değildir. Biran önce doktorunuzun önerileri doğrultusunda en iyi tedaviyi almanız gerekmektedir. İç huzurunuz tedavi için önemlidir. 

Kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri) gelişimini önlemek için ne yapmalıyım?

Sağlıklı bireyle için kesin olarak kolon kanser gelişimini önleyen bir yol yoktur. Fakat bazı önlemlerin alınması ile hastalığın gelişim oranını azaltmak mümkündür.

Hastalığın oluşma riskini azaltan basamaklar vardır.

Kolon kanser taraması:

Bireyin hiçbir şikayeti olmadan düzenli aralıklarla kontrol taramalarını yaptırması çok önemlidir. Bağırsak duvarı içinde gelişmeye başlayan anormal bir hücrenin kansere dönüşmesi yıllar sürmektedir. Bu nedenle tarama ile kansere dönüşmeden bu hücre toplulukları, polipler alınabilir ve kanser önlenebilir.

Kolon kanserini taramada dışkıda gizli kan testi (dışkı analizleri), renkli bağırsak filmleri, sanal kolonoskopi ve kolonoskopi kullanılmaktadır.

Bu yollardan en iyisi, kolonoskopi adı verilen bir poliklinik işlemi ile benign (iyi huylu) poliplerin çıkarılmasıdır. Poliplerin çıkarılmasına ek olarak, işlemde kullanılan uzun fleksibl (bükülebilir) tübüler (hortum şeklinde) alet, daha detaylı bağırsak muayenesi sağlar.

Detaylı bilgi için tıklayınız...

Kolonoskopi işlemi

Fiziksel egzersiz yapmak:

Araştırmalar, düzenli egzersiz yapan bireylerde, kalın bağırsak kanseri dahil bir çok kanserin gelişme riskinin azaldığını göstermiştir. Haftada 5 gün, 30-60 dk arasında orta şiddette veya günlük 150 kalori harcanmasına neden olan egzersizler yapılmalıdır.

Aşırı kilolardan kurtulmak:

Fazla kilolar kanser riskini artırmaktadır.

Sigara kullanmamak:

Diğer kanserler gibi sigara kullanımı, kolorektal kanser riskini de anlamlı oranda arttırmaktadır.

 

Aşırı alkolden sakınmak:

Yapılan çalışmalar alkolün kolon kanseri riskini artırdığını göstermiştir. Erkeklerin günde iki bardak kadınların ise günde bir bardaktan fazla alkol tüketmemesi gerekir.

Sağlıklı gıda tüketimi:

Kolon kanserin önlenmesinde beslenme alışkanlığı da önemli rol oynamaktadır. Yüksek lifli, düşük yağ içerikli besinlerin tercihi önlem olarak önemlidir.

Kesin olarak kanıtlanmamış olsa da kolon kanserinden korunmada, diyetin belirgin bir rol oynadığına dair bazı kanıtlar vardır. Bilindiği kadarıyla posadan, liften (fiberden) zengin, yağdan fakir diyet, kalın bağırsak (kolorektal) kanserinden korunmaya yardımcı tek diyet şeklidir.

Vitaminler, kalsiyum ve magnezyum:

Bazı çalışmalarda günlük folik asit ve – veya multi vitamin içeren ilaçların kullanılmasının kolon kanser (kalın bağırsak kanseri) gelişimini azalttığı söylense de bu bilgi doğrulanmamıştır. Özellikle folik asit bazı kanserlerin gelişimini de hızlandırabilmektedir. Bu nedenle daha fazla araştırmaların yapılması gereklidir.

 

 

 

 

Vitamin D hakkındaki bilgilerde kesinlik kazanmamıştır. Aşırı güneşe maruz kalma deri kanserinin artırmaktadır. İlaç ile alınan vitamin D etkisi de bilinmemektedir.

Kalsiyum seviyesinin düşük olması her ne kadar kolon kanseri gelişimi ile ilişikli olsa da fazla kalsiyum alınması prostat kanserine neden olabileceği için önerilmemektedir.

Yüksek magnezyum seviyesi olan kadınlarda kolon kanseri az oranda görülmektedir. Fakat daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Anti-inflamatuvar ilaçlar – Aspirin ve benzeri ilaçlar:

Aspirin, ibufen , naproksen gibi inflamasyonu önleyen ilaçları kullananlarda kolon kanseri gelişim oranının azaldığı gösterilmiştir. Fakat bu ilaçları ciddi yan etkileri olması (kanama, mide ülseri vb) nedeni fayda zarar oranı pek belli değildir. Doktorunuz ile konuşmanızda yarar vardır.

Hormon replasman tedavileri:

Menopoz sonrasında hormon replasman tedavisi görenlerde kolon kanser riski azaldığı izlenmiştir. Fakat östrojen ve progesteron kullanılmasının ciddi yan etkileri (kalp hastalığı, kan pıhtısı oluşumu, meme kanseri gelişimi) olabilmektedir. Bu nedenle doktorunuz ile konuşmanız gerekir.

Sonuç olarak, bağırsak alışkanlığındaki değişikliklerin farkına varan ve de yüksek risk kategorisinde olan kişilerin düzenli takiplerinde, mutlaka bağırsak incelemeleri yaptırmaları gerekir.

Kolon polipini ve kanserini erken yakalamak için ne yapmalıyım ?

Erken tanı:

Kalın bağırsak-kolon kanseri taraması nedir?

Hastalıkları gelişmeden önlemek, erken evrede yakalayabilmek ve başarı ile tedavi edebilmek için sağlıklı görünen bireylerin herhangi bir şikayetleri yokken sağlık kontrolünden geçirilmesine tarama işlemi denir. 

Ülkemizde kadınlarda meme ve erkeklerde prostat kanseri için tanımlanmış tarama yöntemleri başarı ile kullanılmaktadır.

Ülkemiz için önemli diğer bir sağlık sorunu olan kalın bağırsak kanserini gelişmeden önlemek ve erken evrede yakalayabilmek için tarama testlerine ihtiyaç vardır. Kolon ve rektumun, polip ve kanserleri çoğu kez iyice büyüyene kadar belirti vermezler. Tarama yöntemi, belirtisi olmayan bir hastada (asemptomatik) kolon ve rektum kanserine dönüşebilecek bir hastalık veya durumu ortaya koymak için yapılan bir veya daha fazla testi içerir. Bu tarama yöntemlerinin öncelikli amacı kanser gelişmeden önce poliplerin (kalın bağırsak duvarından gelişen kanser öncesi iyi huylu tümörleri) bulunması ve çıkarılmasıdır. Böylece kanser gelişimi önlenmiş olacaktır. Tarama yöntemlerinin diğer önemli bir amacı ise kalın bağırsak kanser hastalığının hiç değilse erken bir evrede yakalanmasını ve tedavisini sağlamaktır. Erken evrede yakalanan kanserin tedavisi ve tamamen şifa bulması mümkündür.

Kimler risk altındadır?

Yaş ve aile hikayesi en önemli risk faktörüdür.

Kalın bağırsak kanseri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilse de hastaların %90 ından fazlası 40 yaşın üzerinde olan kişilerdir. Bu yaştan sonra risk, her 10 yılda ikiye katlanır.

Yaş faktörüne ek olarak diğer yüksek risk faktörleri şöyle sıralanabilir:

  • - Ailede (birinci ve ikinci derecede akrabalar) kalın bağırsak kanseri hikayesi
  • - Ailede (birinci ve ikinci derecede akrabalar) kalın bağırsak polibi hikayesi  (Polipler kalın bağırsağın (kolon ve rektum) yüzeyini örten tabakanın (mukoza) anormal büyümesi sonucu gelişen ve bağırsak kanalı içine doğru büyüyen oluşumlardır.)
  • - Hastada kalın bağırsak poliplerinin olması
  • - Hastanın daha önce kalın bağırsak kanseri nedeni ile ameliyat olmuş olması
  • - Ülseratif kolit (iltihabi bağırsak hastalığı)
  • - Diğer organların özellikle meme ve uterus (rahim) kanseri hikayesidir.

 

Ailenin diğer bireylerine tarama yapmak gerekir mi?

Kolon ve rektum kanserli hastaların yakın akrabaları (anne, baba, kardeş, çocuk) hastalık için artmış risk altındadır. Bu nedenle küçük polipleri tespit etmek için kolonoskopi kullanılarak kalın bağırsağın örtü tabakasının periyodik incelemesi önerilir. Eğer polipler görülür ve çıkarılırsa kanser gelişmez. Polip veya kanser gelişme riskini arttıran diğer faktörler erken yaşta ortaya çıkan meme ve kadın genital kanserleridir.(Rahim, yumurtalık kanseri gibi.)

Hangi tarama testleri yapılmalıdır?

Tarama tetkikleri hakkında unutulmaması gereken en önemli nokta sağlıklı bireylerde kalın bağırsak kanser taramaları kan tetkikleri (CEA, Ca 19.9)  ile yapılamamaktadır.

Kan tetkikleri ile tümör belirteçlerinin takibi (CEA, Ca 19.9) sadece bağırsak kanseri tanısı almış ve tedavi olan hastaların takibinde kullanılmaktadır.

Sağlıklı bireylerde tarama için kullanılan yöntemler aşağıda sıralanmıştır.

Dışkıda gizli kan testi:

Kolon ve rektum kanseri için en basit tanı yöntemi, az miktardaki kanın olup olmadığını tespit etmek için dışkının incelenmesidir. Bu “dışkıda gizli kan tespiti” olarak adlandırılır. Bu test uzun yıllardır kullanılmaktadır. Ucuzdur ve çok kolaydır. Fakat bu test sadece tespit yapıldığı anda kanayan kanserleri ve polipleri tespit eder. Kanserlerin sadece %50’si poliplerin ise sadece %10’u bu test ile tespit edilebilecek kadar kanar. Yani bu testin negatif olması kanser gelişmeyeceği anlamına gelmez. Bu nedenle daha iyi ve güvenilir başka testler kullanılabilir.

Sigmoidoskopi / Kolonoskopi:

Kanser ve polipleri tespit edebilmek için daha ileri görüntüleme yöntemleri kullanılmalıdır. Kolonoskopi / Sigmoidoskopi denilen yöntemler doktorun kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakayı (mukoza) doğrudan incelemesine olanak tanır. (Fleksibl sigmoidoskopi (direkt gözle kalın bağırsağın son 60 cm lik kısmı incelenebilirken, kolonoskopi ile tüm kalın bağırsağın iç yüzeyi değerlendirilebilmektedir). Bu endoskopik tetkikler günübirlik poliklinikte sedasyon altında (hastayı uyutarak ve ağrı duymasını engelleyerek) yapılabilen bir uygulamalardır.

Bu endoskopik cihazlar hastalıkları erken tanımak, tanı koymak, parça almak (biyopsi yapmak) ve polipleri çıkarmak için kullanılabilir.

Detaylı bilgi için tıklayınız...

Bağırsak filmi = Çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi:

İlaçlı kalın bağırsak filmi (radyolojik olarak yapılan bağırsak filmi = çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi), büyük polip ve kanserlerin tespit edilmesinde hemen hemen kolonoskopi kadar iyidir. Fakat küçük tümörler veya polipler için endokopik işlemler kadar (sigmoidoskopi, kolonoskopi) kadar etkin değildir. Bunun yerine sanal kolonoskopi daha sık tercih edilmektedir.

Detaylı bilgi için tıklayınız...

Tarama testleri ne zaman ve ne sıklıkta kullanılmalıdır?

Önceden tarif edilen risk gruplarına girmeyen insanlara, 45 yaşından başlayarak, her yıl dışkıda gizli kan testi (gaitada gizli kan testi) önerilir. 50 yaş ve sonrasında her 5 yılda bir fleksibl sigmoidoskopi önerilmektedir. Sanal kolonoskopi her 5-10 yılda bir ve kolonoskopi her 10 yılda bir uygulanabilen alternatiflerdir. Tarama testlerinin hangisinin bireye daha uygun olacağı doktor ile konuşarak planlanabilir.

Aşağıdaki takip yüksek risk grubundaki insanlar için önerilmektedir

  • Daha önce kolonoskopi yapılarak polipleri çıkarılmış hastalar bu işlemden sonra 1-3 yıl içinde tekrar incelenmelidir.
  • Kolon kanseri (Kolorektal kanser) hikayesi olan hastalara kanser başlangıçta tespit edildikten ve cerrahi olarak çıkarıldıktan sonra, bir yıl içinde, kolonun tam bir incelemesi yapılmalıdır. Eğer bu incelemede sonuçlar normal ise 3 yıl içinde takip incelemesi yapılmalıdır.
  • Anne baba çocuk gibi yakın akrabalarda kolon kanseri (kolorektal kanser) veya polipi olan insanlarda orta risk grubundakilerle aynı takip yapılmalıdır. Bu gruba giren kişilerde takibe, 40 yaşından önce veya hastalığı olan en genç yakın akrabasına tanı konan yaştan, 8-10 yıl önce başlanılmalıdır.
  • Birkaç yakın akrabasında veya birkaç nesilde kolon kanseri (kolorektal kanser) hikayesi olan insanlar ve özellikle genç yaşta ortaya çıkan kanserlerde, genetik danışma alınmalıdır. Herediter (kalıtsal) non-polipozis kolorektal kanser açısından genetik test yapılmalıdır. Hastalıkla ilgili aile hikayesi olan insanlar, 20-30 yaşlardan başlanarak her 2 yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl tercihen kolonoskopiyle incelenmelidir.
  • Familyal Adenomatoz polipozis(FAP) olarak adlandırılan kalıtsal (ırsi) hastalık olan kişiler, hastalığa neden olan genin taşıyıcısı olup olmadıklarını öğrenmek için genetik danışma almalı ve genetik testler yaptırmalıdır. Bu geni taşıyan insanlar veya testleri şüpheli olanlar genin aktif olup olmadığını anlamak için ergenlikten itibaren her yıl fleksibıl sigmoidoskopi ile incelenmelidir.  Eğer genetik testler yapılamıyorsa aile bireyleri 12 yaşından itibaren taramaya başlanmalıdır.
  • • 8 veya daha fazla yıl süresince yaygın inflamatuar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) hikayesi olan insanlar, 1-2 yılda bir, kolonoskopi incelemesini yaptırmalıdır.
  • • Meme veya kadın genital kanseri (yumurtalık ve rahim) hikayesi olan kadınlarda, yaşam boyu, kolon kanseri gelişme riski %15 tir. Bu kişiler 40 yaşından başlayarak her 5 yılda bir kolonoskopi yaptırmalıdırlar.

Tarama testlerinin karşılaştırılması:

Test

Avantaj

Dezavantajı

Dışkıda gizli kan testi

Kalın bağırsak için direkt bir riski yoktur

Bağırsak temizliği gerekmez

Evde test yapılabilir

Pek pahalı değildir.

Polipleri ve kanseri tespit edemeyebilir

Yalancı pozitif çıkabilir

Her yıl yapılmalıdır

Test anormal çıkarsa kolonoskopi gerekir

Kolonoskopi

Tüm kalın bağırsak (kolon) incelenir

Polipler çıkarılabilir

Biyopsi alınabilir

Normal çıkarsa - 7-10 yılda bir tekrarlamak gerekir

Başka kalın bağırsak hastalıkları varsa tanı koyulabilir

Küçük polipler gözden kaçabilir

Tüm bağırsak temizliği gerekir

Sedasyon gerekir

Bir gün iş kaybı olabilir

Bağırsaktan kanama, delinme riski çok azda olsa vardır

Sanal kolonoskopi

Hızlı ve nispeten güvenilir test

Tüm kolon değerlendirilir

Her 5 yılda bir tekrarlanır

Biyopsi alınamaz – polipler çıkarılamaz

Anormal çıkarsa kolonoskopi gerekir

 

Sigmoidoskopi

Hızlı ve nispeten güvenilir test

Tam bağırsak temizliği gerekmez

5 yılda bir tekrarlanır

 

 

 

 

Kalın bağırsak kanser (kolon ve rektum kanseri) riskinizi hesaplamak ister misiniz?

Kalın bağırsağınızda polip veya kanser oluşma riskini aşağıdaki sorulara cevap vererek öğrenebilirsiniz.

Soru 1: 50 yaşın üzerinde misiniz?    Evet / Hayır

Yaş en önemli risk faktörüdür. 40 yaş üzerinde kalın bağırsakta kanser ve polip görülme olasılığı artmaktadır. 60 yaş üzerindeki bireylerin %40’ında en az bir tane kansere dönüşebilecek polip vardır

Soru 2: Geçmişte kalın bağırsağınızdan polip veya kanser alındı mı? Evet / Hayır

Kalın bağırsağından bir kez polip aldıranlarda, %50 oranında kalın bağırsağın başka bir yerinde tekrar polip gelişmektedir..

Soru 3: Ailenizde kalın bağırsak polipi veya kanseri var mı? Evet /Hayır

Hastalık bazen kalıtsal olabilir. Ailede hastalığa yakalanan bireylerin sayısı arttıkça, risk de artar. Hastalık, her zaman genetik geçiş özelliğine bağlanmamalıdır. Çoğu zaman çevresel faktörler nedeni ile bireydeki genlerin yapısı bozularak kanser gelişebilmektedir.

Soru 4: Yağdan zengin gıdaları lifli gıdalara tercih ediyor musunuz? Evet /Hayır

Hayvansal yağların ve kırmızı etin, lifli gıdalara ve taze sebzelere, tercih edilmesi riski artırmaktadır. Buna ek olarak şişmanlık ve fiziksel aktivite kısıtlaması yine benzer şekilde riski artırmaktadır.

Soru 5: İltihabi bağırsak hastalığınız (örneğin ülseratif kolit) var mı? Evet/Hayır

8 yıl veya daha uzun süre Ülseratif kolit veya Crohn hastalığının olması riski artırmaktadır.

Soru 6: Bağırsak alışkanlığınızda kalıcı belirgin bir değişiklik oldu mu? Evet /Hayır

Belirtilerin olması tarama testleri yerine tanı için incelemeyi gerektirir. Makattan kan gelmesi ve bağırsak hareketlerinde değişiklik önemli bulgulardır ve araştırılması gerekir.

Soru 7: Meme, yumurtalık veya rahim kanseri nedeni ile tedavi gördünüz mü? Evet / Hayır

Meme, yumurtalık veya rahim kanseri olanlarda kalın bağırsak kanseri olma olasılığı normal bireylere göre artmaktadır.

Sonuç: Yukarıdaki sorulardan birine bile evet cevabı verdiyseniz siz de risk grubundasınız demektir. Önemli olan hastalıktan tamamen korunmak için gerekeni yapmaktır. Risk grubunda olmanız kalın bağırsak kanseri olduğunuz anlamına gelmez. Sadece tarama yöntemleri ile araştırılmanız gerektiği söylenebilir.